KÜNDEKARİ KAPILAR

Osmanlılar için kapı önemli bir dekoratif elemandır.Dış etkilere maruz kalacak olan kapılar çoğunlukla sert ağaçtan (meşe, ceviz, dişbudak, armut, kestane,kara ağaç,kayacık,abanoz,şimşir-günümüzde egzotik kereste olarak sipo, sapelli, kosipo,bubinga,teak, venge,purple hard v.s) yapılır. Kündekari kapılar,küçük ağaç parçalarının(tablalar ve kayıtlar) birbirine delik zıvana geçmeyle birleştirilmesi sonucu oluşur.Parçalar yerleştirilirken her birinin lif yönünün yanındakinin tersi olmasına dikkat edilir;böylece yapımı tamamlanan kapı,ısı ve nem değişikliklerinden ötürü çalışmaksızın dikliğini yüzyıllar boyu korur.Kündekari kapılarda hem dik açılı hem de poligonal desenler kullanılır.Kimi zaman bu desenlerin içleri sedef veya bağa ile süslenmiş,bazen de parçaların aralarında sarı metal çubuklar,kenar fitillerinde değişik renkli ağaç cinsleri ve kurşun ya da pirinç gibi metaller kullanılır. Kündekari kapıların arka yüzleri, kündekariye destek olması için biraz kaba ve tablalı yapılır. Kündekari kapı Osmanlıların kullandığı en gösterişli kapı tipi olduğundan,bu kapıların seren,başlık ve kayıtları da genellikle çok süslüdür.Bu yüzeyler çoğunlukla oyma tekniği ile rumi,arabi,geometrik veya kaligrafik desenlerle süslenir. Yüzyıllarca hayatta kalarak günümüze ulaşan bu değerli eserler karşısında duymuş olduğumuz hayranlığı ve bu konudaki nesillere sari tecrübemizi sizlere ulaştırmak için sizleri SAMART ile buluşturduk. Bu konudaki 170 yıllık tecrübemiz,yukarıda kısaca açıklaması yapılan Kündekari kapı imalat tekniğiyle ilgili olarak bazı değişiklikler yapmamızı kaçınılmaz kıldı. Nitekim, arka tablaların büyük olmasının ön taraftaki küçük parçalardan oluşan sistemi zorladığını gördüğümüzden,ön tarafta yer alan parçaların önlü arkalı işlenerek kapının tek bir sistemle imalatını daha uygun bulmaktayız. Dolayısıyla,eski sistemde yükü taşıyan yekpare olan arka tabla iken,yaptığımız sistemde ara kayıtlar ve tablalar birbirlerine kendileri destek olduğundan yükü kendi aralarında eşit olarak paylaşmaktadır.Bu teknik,günümüzde tarafımızca yapılan Kündekari kapıların zaman içinde yıpranan parçalarının onarımı için kapının komple dağıtılarak yeniden toplanmasına olanak vermektedir. Oysa,eski teknikle yapılan kapılarda demontaj mümkün olmadığından yıpranan parçaların onarımı ancak çürütme tekniğiyle mümkün olmaktadır ve bu müdahaleler kapının orijinalliğine zarar vermektedir. Ayrıca,günün anlayışı çerçevesinde bu kapılara yaptığımız bir katkı da kaçınılmaz olmuştur.Ürettiğimiz kapılarda, yatay serenlerin içine 2 şer adet transmisyon mili yerleştirilmekte,bu miller dikey serenlerin alınlarına boydan boya açılan kanallara yerleştirilen 10 mm. kalınlığındaki metal(krom,pirinç) lamalara bağlanmakta,oluşturulan bu çerçeve ile hem kapının mukavemeti artırılmakta,hem de kilit sisteminin bu metal aksam ile birlikte çözülmesi sağlanmaktadır. Önem verdiğimiz bir diğer konu ise bu kapılarda kullandığımız kapı kollarıdır.Bu kollar,hiç biri birbirine benzememek şartıyla uygun ahşap malzemeden doğaçlama usulü elde oyma tekniğiyle yapılmaktadır.Yapılan kapı kollarının ahşap olması, kapıdaki ahşap sanatının zenginliğini kapıya elinizi uzattığınızda hissetmenizi sağlamaktadır.

Saygılarımızla,